My Dreams about.....

  Benim için aşık olmak çok zor.Ne zaman aşık olacak gibi olsam;

Ay bu beni beğenir mi?
Ay ben bunu beğendim mi? 
Ay yakışır mıyız?
Ay kafamız uyuşur mu?
Ay ben bunu nasıl tavlıcam?
Ay bu da diğerleri gibi midir acaba?
Ay babam böyle pasta yapmayı nerden öğrendi?
Ay Dünya'nın uydusu mudur?

gibiiii binbir türlü soruyla karşılaşıyorum. Ee tabi vazgeçiyorum sonradan. Çünkü bu işin sonunda incinmek var yani. Sonra da Adele'e bağlarsın zaten...
 (Sayın operatör Adele'e bağlamak için lütfen >>  http://fizy.com/#s/13kj8y )
  
Anneme seviyom.

Aşık olmaya çalışmadığın zamanlarda neler yaparsın diye sorarsanız.Yemek falan yerim. Her Türk kızı gibi ben de yemeyi çook ama çook seviyorum. Hatta hayatta 3 amacım var.

1- İstediğim her şeyi yemek.
2- Hep aynı kiloda olmak.
3- İstediğim her şeyi yemek.

Bazı kız.
Şimdi bazı kızlar var (bkz. üstteki resim). Böyle istedikleri heeer şeyi yiyolar. Dönerler mi dersiniz? Tiramisular mı dersiniz? Cipsler mi dersiniz? Her ne varsa hepsini yiyolar. Ama tek gram almıyolar. Ben su içsem 2 kilo alıyorum. Adaletin bu mu dünya?

Neyse işte bunlar da bu hafta yemek isteyip de sadece ekranı yalamamı sağlayan mucizevi aburcuburs.


Bence bu karakalem resim çalışması. Gerçek falan değil.
:/ 
Kaloriya Bombası 1
Kaloriya Bombası 2
 "Abur cuburlarla alakalı hayaller kurmadığın zamanlarda ne yaparsın?" diye sorarsanız. Son zamanlarda "Google Translateing" yapıyorum.Cidden çok eğlenceli. Meselaaa;


Google translate

+Google translate'e yazdım ki; "Çıktım taşın üstüne. Açtım bacaklarımı. Fener sana bir şey göstersem kasıktan dize kadar. Al bunu alamaz mısın? Sen ne biçim delikanlısın?"

ngilizce'ye çevirdiğimde ; "I went on a stone. I opened my legs. You show me one thing Lighthouse from the groin to knee. Would not it Al? What kind of you young man?"

+Sonra bu çıkan ingilizce şeyi tekrar kopyala yapıştır yapmak suretiyle Türkçeye çevirdiğimde;  "Ben bir taşın üstüne gitti. Bacaklarımı açtım. Bana diz kasık Deniz Feneri bir şey gösteriyor. Bu Alabilirsiniz olmaz mı? Eğer genç adam ne tür?"

-Sonra bunu ingilizceye: "I went on a stone. I opened my legs. Show me one thing Lighthouse knee groin. You Can not Have It? What kind of young man you are?"

+Sonra yine Türkçeye: "Ben bir taşın üstüne gitti. Bacaklarımı açtım. Bana diz kasık Deniz Feneri bir şey göster. Sen bu var değil mi? Sen genç adam ne tür? "

Sonra yine ingilizce deerrrmişim. Şaka şaka. Artık döngü oluyo bundan sonra hep aynı şeye çeviriyor gerizekalı. Yani çeviri yapmak istediğinizde 5.de doğru çeviriyi buluyosunuz. 
Bu olayı yapmada ki amaç : EĞLENCE  (Fuck it I am young stayla)





6 yorum:

  1. Gerçekten bayıldım bloğa :) bu arada çok güldüm. İkiniz de çok farklı ve güzel yazıyorsununuz. :)

    YanıtlaSil
  2. Çok teşekkür ederiiiz :) beğenmen gerçekten çok güzel. Umarım seni güldürebilmeye devam edebiliriz :)

    YanıtlaSil
  3. :))))
    merhabalarr.:))
    çook farklı bir tınısı var bloğunuzun..
    keyifli..
    takipteyim bundann böyle..:)
    bende beklerim arzıularsanız.
    sevgilerimle..:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. merhabalaaaarrrr :)
      beğendiğinee sevindim.
      gelip bakıcam bloguna ben de şimdi
      :)

      Sil
  4. Ahaha şu an bende aşamadayım.
    Yaşasın yemek yemek:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yemeeeeeeeeeeeeeekkk :)
      ve sütlü kahve yanında
      oh mis

      Sil