Kırmızı Şal

overthinking
Kadın gecelerdir dönüp durduğu yatağından kalktı. Halsizdi, her zaman ki gibi... Dün gece ne yapmıştı, nasıl eve dönmüştü hiç hatırlamıyordu. Güneş daha yüzünü yeni gösteriyordu gökyüzüne.
Boynuna kırmızı şalını doladı.
Kadın ayaklanıp, salona yürüdü. Mutfaktan sesler geliyordu. Yıllardır ona yardımcı olan Elif yine iş başındaydı. Kadın balkona çıktı. İstanbul'un alkol kokan havası yüzüne esti yavaşça. 

Köşede, bankta oturan yaşlı bir kadın vardı. Yalnızdı, herkesin ruhu kadar... İnsanlar önünden geçmişti, o ise hep olduğu yerde beklemişti. Sanki ruhu gitmiş, bedeni kalmıştı öylece.

"Günaydın abla!"
Elif aniden bağırınca kadın kendine geldi."Günaydın Elif.""Kahvaltıyı hazırladım, hadi geç masaya. Yine kötü gözüküyorsun. Dur sana sabah kahvesi yapayım, oh mis gibi içiverirsin."
Kadın cevap veremeden Elif içeriye girdi. Şendi Elif, canlıydı. Hayat doluydu.Kadın etrafına bakınmaya devam etti.

 Aşağına tartışan bir çift vardı. Bir an sevgilisini, hatalarını hatırladı.
"Buyur abla."
Kadın eli yansada Elif''in uzatığı fincanı aldı. Kahvenin kokusu sadece bir hafta önce her şeyin normal olduğunu hatırlattı ona. Elif'in samimi ve güven dolu bakışları altında ezildi. 
Ona anlatabilir miydi neden günlerdir içtiğini, eve geç döndüğünü? 
Ya sevgilisine anlatabilir miydi, ya ailesine? Elif devam etti heyecanla,
"Geçen Murat abi aradı abla. Seni sordu. Rüya nasıl dedi. Sen tembih etmiştin he ya, hemen çok iyi valla deyiverdim."

Murat.
Ardından ağlayamadığı Murat.Anlatabilir miydi ona? Neden ayrıldığını, ayrılmak zorunda olduğunu? Söyleyebilir miydi kanser olduğunu?"İyi demişsin Elif. Tekrar aradığında başka biriyle birlikte olduğumu söyle ona. Hatta uzun bir seyahate çıkacağımıda..."Ağlamak istedi kadın yapamadı. Anlatmak istedi ama söyleyemedi. İnsanların ona acımasını istemiyordu. Her şeyi planlamıştı kadın, Cenevre'ye gidecekti. Murat'ın en sevdiği şehre... Orada ölecekti. Oysa evlenme teklif etmişti Murat ona, tam öleceğini öğrendiği gün. Kadın sert bir tokat atmıştı Murat'a ve,"Bitti!"diye bağırmıştı.

Bitecekti. Kadın bitirmese ölüm bitirecekti.
Oysa kadın 
eşiyle, çocuklarıyla ve torunlarıyla ölmek istiyordu hep.Böyle değil. Yirmi yedi yaşında değil.
"Elif, içeriden telefonumu getirir misin? Annem arayacağım." dedi kadın.
Artık annesine gideceğini söylemeliydi. Öylece çekip gidemezdi. Elif yine aynı telaşla içeri girip, telefonu aldı. Balkona dönüp kadına uzattı. Kadın telefonu aldı. Duraksadı,
"Sen içeri geç Elifciğim," dedi. "Görüşmem bitince ben de gelirim."
Elif isteneni yapınca kadın annesinin numarasını tuşladı. İlk çalışta açtı annesi,
"Rüya! Günlerdir seni arıyorum. Neden açmıyorsun?"
Kadın derin bir nefes aldı,
"Çalışıyordum. İşler yoğundu biraz." dedi. "Ama izin verdiler birkaç hafta. Ben de bir seyahate çıkacağım."
Annesi sevinçle,
"Allah!" diye bağırdı. "Mardin'e mi geliyorsun yoksa? Hemen hazırlık yapayım. Baban da çok sevinecek. Ay! Nuriye'nin kızı evleniyor yakında. Düğününede birlikte gideriz."

Kadın hızlıca,"Bırak Nuriye teyzeyi anne. Ben Mardin'e gelmiyorum. Cenevre'ye gideceğim."Kısa bir sessizliğin ardından annesi,"A-ah! Murat'la gideceksin o halde."Kadın dudağını ısırdı. Annesi hala birçok şeyden habersizdi."Evet," dedi "Murat'la gideceğim."Annesi bu sefer tedirgin bir şekilde,"Neden sesin bu kadar mutsuz geliyor Rüya? "Kadın ne diyeceğini bilemedi. Hiçbir seçenek yoktu karşısında. Mutsuzdu çünkü ölüyordu. Sorunun tek cevabı vardı. O da buydu."Kapatmalıyım anne.""Dur Rüya sakın kapatma. Neler oluyor sana gün-"

Annesinin devam etmesine izin vermeden kadın telefonu kapattı. Gözlerinden iki damla yaş süzüldü yavaşça. Uzaklara baktı, çok uzaklara... Mardin'e, Cenevre'ye. Artık mutlu sonlar olmuyordu hayatlarda ve bu kadın ölüyordu... Boynuna doladığı kırmızı şalı havaya, gökyüzüne bıraktı.Şal tartışan çiftin arasından geçip yaşlı kadının bankına dolandı. Yaşlı kadın şalı aldı ve yavaşça boynuna doladı. 
Artık iki kadın da yalnız hissetmiyordu.

görsel; flickr:thalita l gima,tom jones

8 yorum:

  1. ama bence murata söylemeli ve evlenmeliydi onunla. murat isterdi bence. muratın bilmesi lazım. bencillik yapmış ama rüyaaa.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de öyle didim deep. ama biliyosun biz kahve insanları olarak mutlu son yazma özürlüsüyüz :)
      bi de senin mimini yazıyım dedim bulamadım blogunda :(

      Sil
    2. ha ha haaaa doğru mutlu son diye bişi yok ki her zaman.
      :)
      doğalını yapıyorsunuz.
      :)

      Sil
    3. bi gün mutlu sonlu bi şey yazdıysam " bu kız aşık olmuş" diyebilirsin deep :)

      Sil
  2. yaaa çook güzel iki yazı kaçırmışım henüz farkına vardımm.
    anneğğm. yarın sabah her ikisine de bakacağım özenle.
    şimdilik seni mimledim.

    bunun haberini vereyim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. her zaman blogumuzun kapısı açık sanaa. istediğin zaman gel oku sevgili mementoğ :)

      mimi en kısa zamanda yazıciiz :)

      Sil
  3. bu yazı aklıma nedense şu şarkıyı getirdi.. hatta okurken dinledim desem

    http://www.youtube.com/watch?v=nVjsGKrE6E8 sen de dinle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. summertime sadness.
      gerçekten de.
      arka fonda dinledim ben de. sanki şarkıyı bizim yazıya arka fon olsun diye söylemiş kadın.
      :)

      Sil