İki Keklik

overthinking
Parçayı okurken dinlenilesi şarkı: http://www.youtube.com/watch?v=1wJHD2K-VvA

1998 yazı... Üniversiteden mezun olmanın heyecanı, gelecek günlerin merakı sadece beni değil, tüm ailemi
sarmış durumda. İki sene sonra kardeşimde İstanbul'a, okumaya gidecek. Hayalindeki üniversite orada. Bu yıl benim şerefime tatile çıktığımız bir yaz. İzmir'den Çeşme'ye gidiyoruz. Dolunayın yolu aydınlattığı o gece sanki bir milat... Sanki yeni bir sayfa, bembeyaz olanından. Kardeşim elimden tutuyor, her şey istediğin gibi olacak dercesine... Anneme ve babama bakıyorum, radyoda iki keklik türküsü çalıyor. Sonra aniden karşı şeritten çıkıp, hızla bize doğru gelen arabayı görüyorum. O yaklaştıkça, gözlerimi farlara dayanamayıp kapatıyorum. Sonra sanki hiç çarpışmıyoruz.  Havalanıp takla atmıyoruz. Sanki... Gözlerim açıyorum sonra. Kimse hareket etmiyor. Radyoda hala iki keklik çalıyor...
********************

2000 yazı... Annemi ve babamı o kazada kaybettim. Kardeşim için yaşamaya, çalışmaya, nefes almaya
devam ettim. Günler, aylar geçti. Bugün, kardeşimi İstanbul'a, hayaline yolladım. Pencereden bakıyorum. Yalnızım. O büyüyecek... Bana ihtiyacı yok, biliyorum. Bekleme bitti artık. İlaç dolabına gidiyorum. Tüm ilaçları, hepsini acımadan içiyorum, susuz.... Dolabı kapatıp, aynaya bakıyorum. Sen iki yıl önce öldün zaten. Odama dönüyorum, çok sessiz geliyor her yer. Radyoyu açıyorum ve yatağa uzanıyorum. Radyoda iki keklik çalıyor, gülümsüyorum. Hayat hiçbir şeyi unutturmuyor. Uykum geliyor. Tavana bakıyorum. Aklımda çocukluğum, uyuyorum. Radyoda hala iki keklik çalıyor...






4 yorum:

  1. Tarihlere tekrar tekrar bakıp bunun gerçek olmadığını kendime söylemem gerekti.
    Güzel.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler. Ne yazık ki böyle hikayeler çok gerçek hayatta. Ama bu seferki gerçek değil.

      Sil
  2. Bir an gerçekmi hikayemi bilemedim... İçime işledi cümleleriniz...
    Kaleminize sağlık

    YanıtlaSil