Kahve dükkanı, metro, metrobüs.




Bir yerlerde, mesela İstanbul'da bir kız vardı.
Hikayenin asıl kızı.
Korkak, karışık, bencil ve deneyimsiz...
Hikayesi sıradandı ama farklıydı. Herkesin hayatı kendine göre farklıdır, değil mi? Asıl kız bir yerlerde, bir gün birini tanıdı. Hızlı tanıdı, hatta tam anlayamadı. Kahve dükkanı, metro, metrobüs tadında hızlı bir tanışmaydı.
Kızın tanıdığı biri asıl oğlan değildi. Belki olmak isterdi ancak dedim ya, kız bencil ve karışıktı.


Kızın asıl oğlanı başka bir yerde, başka bir zamanda yaşıyordu. Çok uzaktı ama asıl kız kördü. Beni sever, bu iş olur demişti.
Kızın tanıdığı biri, asıl oğlan olması gereken biri ikinci plana atılmıştı. Aslında kızın kafasını da karıştırmıştı, kız bir anda omzundaki platonik aşkın yükünü atmıştı. Kız mutlu olmuştu ancak korkak, karışık, bencil ve deneyimsizdi. Hırsları vardı, platonik aşkının gerçekleşeceğini sanıyordu ancak diğer oğlanın omzundaki yükü alması... İşte bu gerçekten karışıktı.
İkilemler, sorunları getirdi, sorunlar ise gözyaşını... 
Asıl kız gerçekten aptaldı. Herkes karar verirken en iyisini yaptığını düşünür, değil mi? Kimse pişman olacağını hesaba katmaz. Kızın tanıdığı birinin kalbi kırıktı ve yaralıydı. Asıl kız onu daha fazla kırmaktan korktu. Üstelik ortada bir platonik aşk vardı. Hiçbir işe yaramayan, kalp kıran, ağlatan platonik aşk...
Bir yerlerde karar verildi ve kızın tanıdığı biri gitti.
Asıl oğlan olması gereken biri gitti.
Asıl kız yalnız kaldı. Uzun süre düşündü, mutluyum dedi kendi kendine. Oysa arkasında bıraktığı kişi sızdı düşüncelerinin içine. İlk önce istemedi kız, uzun süre bağlandığı platoniğini aklından çıkarmak istemedi.
Bir yerlerde hikayenin aptal kızı köpek gibi pişman oldu. Bal gibi diğer oğlanı düşünüyordu ve bunu istemeden yapıyordu.
Asıl kız pişman olacağım dedi kendi kendine ve öyle de oldu.
Asıl oğlan olması gereken biri için artık çok geçti. Hikayenin asıl kızından nefret ediyordu. Üstünden başka hikayeler geçmişti.
Çok geçti işte. Bazı hikayeler için çok geçti. Kararlar verilmiş, herkes dağılmıştı.
Bir yerlerde, mesela İstanbul'da bir kız vardı.
Hikayenin asıl kızı. Korkak, karışık, bencil ve deneyimsiz...
Hikayesi sıradandı ama farklıydı.
*****
Sanki ben masumum da sen kendiliğinden değiştin.

ŞEVVAL
                                                                                                                      
SENİ KAYBETMEK BEYLİKDÜZÜ'NDE YAŞAMAK GİBİ


2 yorum: