Penceresiz odana hüzünlü bir beyazlıkla süzülecek.





O kadar da acıtmıyor, değil mi?
Beklediğin kadar dramatik değil.
**
Biliyorum, bilmiyorsun.
**
Penceresiz odana hüzünlü bir beyazlıkla süzülecek.
Bedeninde, damarlarında yüzecek.
Aydınlanacak zihnin.
Gökkuşağı becerecek hayallerini.
**
Ve sen... Sen daha önce hiç bu kadar yükselmedin.
Kanatların, leş bedeninle Tanrı'nın önüne dikileceksin.







Elinde soğumuş kahvesi, seni bekliyor olacak.
Soracaksın.
Neden ben?
**
Ne yaptım?
**
Nasıl oldu?

Soracaksın ancak cevaplamayacak.
Uzunca bir nefes üfleyecek gökkuşağının piçleri olan hayallerine.
Düşeceksin.
** 
Ve sen... Sen daha önce hiç bu kadar acı çekmedin.
Aramıza hoş geldin.
Damarlarındaki tüm hayatı içeceğiz, lezzetli kalbini avuçlarımızda sıkacağız.
Parça parça yiyeceğiz onu. Sana kendi kalbini tattıracağız.
Her yer kan ve dua olacak.
Ve sen... Sen daha önce hiç bu kadar dua etmemiştin.
**
Bizden ayrılamayacaksın, günahlarımız bir.
Bizi arkanda bırakamayacaksın, yediğimiz kalpler bir.
Bize alışacaksın, kanlar, dualar, küfürler ve günahlar arasında sevişeceğiz.
Her inlemende biraz daha yitireceksin ışığı.
Karanlığı seveceksin.
Kendini seveceksin.

6 yorum:

  1. Baharım ilk ve sonum
    Aşk ormanımın musonu
    Kuş olup uç ve öğren gökyüzünün var mı bi sonu
    Kaç ömür sürer buluşmamız denesek gök ve kuş olup

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şiiri seni geri döndürecek bi sihir sandım uzun süre.**

      Sil
  2. Yazı başındaki soundtrack'e benim de katkım olsun.

    https://www.youtube.com/watch?v=_3uv7nG5-Vo

    YanıtlaSil