Öküzün Trenden Beklentileri


Merhaba.
 
Bilmeyenlere küçük bir not: Bu göt içi kadar blogta iki kişi yazıyor, yazmaya çabalıyor.
Biri Hazal, kendisi İzmir'de üniversite öğrencisi, aileye isyankar, part-time vodka içicisi.
Diğeri Şevval, İstanbul'da üniversite öğrencisi, aileye isyankar, full-time fakir edebiyatı yapmaya bayılıyor.


Gerçekten fakir edebiyatı yapmaya bayılıyorum. Fakir olup, o işlere girmeyen kim kaldı Allaaaa aşkına?
Aslında fakir edebiyatını kime yaptığınız önemli. Zengin arkadaşa, zengin sevgiliye yapacaksın.
Bir malbuş ver arkadaşlığımız pekişsin, aşkım buluşamayız hiç param yok gibi şeyler falan işe yarıyor.
Fakirlikten gocunmayın, kullanın bu özelliğinizi. Fakir ve gururlu olmaktan yorulmadınız mı?
 
Şu zamanlarda bankada ne zaman yüz liradan fazla bir miktar gördüm, onu hatırlamaya çalışıyorum.
Genelde sevgili devletimizin okulu bitirince söke söke, acımadan alacağı 330 liralık krediyi görüyorum ayda bir kere. Ama çok mutlu oluyorum. Yemiş yemiş kilo almamış gibi, aylardır son bölümünün çıkmasını
beklediğin oyunu oynamış gibi, sevgilin Louboutin ayakkabı, Kors çanta almış gibi bir mutluluk. Çılgınca ama benim gibi edindiğin parayı düzgün harcama gibi bir huyun yoksa...
 
Böyle yazacak bir konu bulamayıp saçma salak şeylerden bahsediyorken sorayım.
Blogun bu yeni halini beğendiniz mi? Daha yerine oturmamış, havada bir çalışma oldu ama gecenin bir yarısı, kafein etkisiyle karar almış iki kızı sorgulamak pek yararlı olmaz.
Beğendim diyin la, nolur.
 
 
Böyle kışa giriş yaptığımızdan mıdır nedir, yavaş yavaş mutsuzluk, depresyon, lustral, depresiyon hırkası, battaniye, gripin,model gibi şeylerle daha içli dışlı olmaya başlıyorum.
Sizde de oluyor dimi?
Sonra blogu böyle karanlıklar basıyor falan.
Bizi her gün aşk acısı çekiyoruz sanıyorlar. Ki çektiğimiz zamanlarda oldu geçen yıllarda. Blogun arşivine bakan olursa 2012 yılından beri aşk acısı çektiğimi anlayabilir.




Son olarak en önemli kısma geliyorum. 550 olmuşuz! Bizi okuyan, dikkate alan,takip eden herkesi yanacıklarından mıncırıyorum. Daha fazla samimi olamayız çünkü sap değilim. Sap olursam şeyederiz, merak etmeyin.
Unutmayın.
1 Kasım'da oy verin.
öpt.
Şevval
 
Başlığın yazıyla hiç alakası yok.

10 yorum:

  1. ya temaya da yazına da ba yıl dım!!

    ne kadar tatlı içinden geçenleri söylemişsin öyle.
    tatlı tatlı anlatmışsın bi de :) yerim:*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hey Mia, çok sevindim beğendiğine. :) :*

      Sil
  2. tema güzel içini dökmen de güzel fakir edebiyatı eski moda yaaaa

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.
      Bilmem ki, eski midir.
      Öyleyse de biz severiz eskileri.

      Sil
  3. Ne güzel zamanlarmış, 2012den bu yana.

    YanıtlaSil
  4. Çok samimi bir yazı olmuş, battaniyenin bir ucundan da ben tutayım mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tut Emre, bizi kazaklar, battaniyeler, bol bol ağlama paklar.

      Sil