İstanbul İnferno

 
 


kızıl gökyüzü yavaş yavaş İstanbul'u esir alırken
kavrulmuş bedenim lustral sancısıyla yatakta cenin pozisyonunda
beni düşündün mü hiç?
sadece bir kere, o öpemediğim dudaklarından
bir fısıltı edasıyla çıktı mı
ismim?
....
her seferinde tek kelimenle kalbimi soktuğun fanustan çıkarmak
kolay mıydı sence?
Kanlı, sert ve duygusuz ellere göreydi o iş.
İstiklal yollarında düşünmeden edemedim.
Ben yanarken, seni yakmak neden bu kadar zordu?
Gözlerinde bana dair tek kıvılcımı görmek adına
 uzattığım boynumu tek hamlede
kopartıp denize fırlattığında...
hep cehennemi gördüm ben
hep yanan İstanbul'u gördüm.
....
İstanbul'u
İstanbul İnferno'yu

....
Tek dokunuş, tek öpücük
 belki de sadece ismimi duymak için dudaklarında
İstanbul'u yakmıştım ben.
Kan, alev, yanık kokusu işlemiş tüm bedenler adına
Çok sevdim ben!
Öylesine sevdim ki delirdim.
Tanrı'ya sonu 'seni seviyorum'la biten mektuplar yazmayı bıraktım.
Seni koydum yerine, sen vardın, kutsaldın.
Adına kan dökmem gereken sen vardın.
Bedenim vardı.
....
Saat kaçtı, hatırlamıyorum.
İstanbul'u yaktım ben.
Kızıl gökyüzü, küllerle sevişen hayaller...
Gözleri gördüm ben.
Gözlerinde gördüm.
....
İstanbul'u
İstanbul İnferno'yu
.
Keaton Henson - Earnestly Yours
 
Şevval
 
Fotoğraf ilgili bloğun sahibesi Ebrar Yıldırım'a aittir. İlham için teşekkürler.
 



8 yorum:

  1. Ya ama bu çok duygulu, çok güzel :)

    YanıtlaSil
  2. Valla bu bestti over aştın sen ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ya sus, seni seviyorum şapşik. :)) :*

      Sil
  3. ay bunu kime yazdın seeeeeen :))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kimseye, sahipsiz parça bu. İsteyen kendine alsın. :)

      Sil
  4. biz yakamıyoruz işte yansak da alev alev...

    YanıtlaSil