Karanlıktı, içine çektin.

Düşüyorsun.
Sonunu görebildiğin, acısını hissedebildiğin bir düşüş bu.
Çok yüksekteydin, düşeceğini bile bile...
Yükseldin, bir nefes daha aldın ve yükseldin.
Karanlıktı, ışık oldu.
Işık geçti, karanlık oldu.
Üşüyorsun.
Yoksunluğundan, özleminden üşüyorsun.
Artık içinde değil, öylece masanın üstünde duruyor.

******************

Biraz daha ister misin?
Düşecek ve üşüyecek olsan bile...                                                                  
Birleşmek ister misin?
Oysa çok basitti, değil mi?
Acıların vardı, gözyaşların vardı.
Ah, çok fazla gözyaşı vardı.
İçmekten yorulduğun, artık boğulduğun...

******************

Eskisi gibi uyamıyordun akışa.
Tanrı sana dokunmuyordu, sen de kaleme.
Arkadaşların her yerdeydiler, soruyorlardı.
İyi miydin, pişman mıydın, neden konuşmuyordun?
Gitgide kazıyordun zemini, kafanı gömmek üzereydin...
Bir mucize oldu.

*******************


******************

Tanrı, o küçük pakette ruhunu satmıştı sana.
Masumdu, beyazdı, gülümsüyordu.
Keşfedilmemiş yerler, dokunulmamış bakireler, yeni doğmuş bebekler...
Masum olan her şey adına.
Hızlı oldu, uzandın, şekil verdin ve içine çektin.
Tanrı'nın eli uzandı sana, hızla yükseldin.
Bir dakika önce kafanı kara deliğe gömmek üzereydin,
Şimdi en vahşi yeşilliklerin içinde uzanmış güneşe bakıyordun.
Güneş ilk defa senin için doğmuştu...
******************
Vazgeçemiyordun, Tanrı ruhunun hepsini sana vermeliydi.
O yaşlı, bencil bedeni yorgundu ve sen almalıydın.
Ruhu ele geçirdin, daha fazla hissettin, daha fazla istedin.
Düşüyor muydun?
Hayır, hayır! İmkansızdı bu, bu kadar güzelken düşmek imkansızdı.
Ah, evet! Düşüyordun.
Savaşıyordun, daha geç düşmek için, parçalanmamak için...
İç organların bile vücudunu zorluyor, kaçmak istiyordu.

******************

Tekrar masanın başına geçtin.
Mutlu olmak istiyorsun.
Soruyorsun kendine...
Kendi yolunu çizebilecek misin?
O bembeyaz, üflesen yitip gidecek yolu...
Tek nefesle, tam da şimdi, hissediyorsun.
******************
Düşüyorsun.
Sonunu görebildiğin, acısını hissedebildiğin bir düşüş bu.
Çok yüksekteydin, düşeceğini bile bile...
Yükseldin, bir nefes daha aldın ve yükseldin.
Karanlıktı, ışık oldu.
Işık geçti, karanlık oldu.
Üşüyorsun.
Yoksunluğundan, özleminden üşüyorsun.
Artık içinde değil, öylece masanın üstünde duruyor.


Şevval

Jose Gonzalez - Crosses


5 yorum: