Kayıtlar

beyaz bir şarap alıp götürüyor bu anları belleğimden.

Resim
Kayboluyorum.
Kayboluyorum sanarken sana ait olduğunu henüz bilmediğim bir koku ellerimi hissizleştiriyor.
Ellerimi neden hissetmiyorum o an anlamıyorum.
Gözyaşlarım akmaya çalışırken,gözlerin gözlerimi yakalıyor.
Gözlerinin ardından gelen ve henüz bilmediğim o koku,
gözyaşlarımı geri bana akıtırcasına
topluyor onları,
büyülü bir şekilde beynime akıyor ve oraya üflüyor ciğerlerindeki tüm dumanı.
Anlık bilincimi kaybediyorum.Ve bir şey beni kelimelerimi ortalığa kusmaktan alıkoyuyor.
Şimdiyse tek düşünebildiğim bu ortamdaki yakıcı çiçek kokusu.
Tanıdık geliyor bu koku bana biraz daha
Ellerim daha çok hissetmeye başlıyor şimdi. Bu koku ve senin tenin oluk oluk akarak tenimi kesiyor.
Tüm duman senin dudaklarından beynime daha çok doluyor.
Ve ben seni bir şekilde hatırlıyorum sonunda.
Bu koku,bu gözler ve midemdeki bu sancı.
Bu sefer dudaklarından ben çekiyorum tüm dumanı,dudaklarımla.
Fısıldıyorsun puslu sesinle.
"Bir daha hiçbir şey aynı olmayacak."
Bir kibrit veriyorsun elime,ben sadece itaat …

ve sanıyorum bunlar bir dörtgen

Resim
Bakıyorum geceye. Görüyorum yalnızlığını, hani herkesin yalnızlık sandığı heyecanını. Ellerini ısıttığın nefesin,sadece kendi tutkularından derinleşiyor. ve sen onun içinde boğuluyorsun. kendini bilerek boğuyorsun. ve bakıyorum sana. bunu neden yaptığın bana çok tanıdık geliyor. "onlar"ın yarattığı seni öldürmek için eğlenceli bir yol seçiyorsun. ben güzel kalbimi bıçaklamıştım,tek nefes dahi almadan. * her türlü ölüyoruz değil mi? sonra "onlar"ın yarattığı sen donuk bi bakışla tam orada,o masanın üzerinde kalıyor. sen güneşe dönüşüyorsun.koskocaman bir ateş oluyorsun. kan ve tutuşan bir orkide? Her türlü var oluyoruz değil mi? öldün ve doğdun. ah ne kadar cesursun. ah ne kadar cesurdum. * tutku,beyaz,kör bir bıçak ve gaz yağı. biz nerdeyiz bu üçgende ve ben kimim? ve sanıyorum bunlar bir dörtgen ama bazen bilemiyorum. bilmiyorum. ** bakıyorum geceye. görüyorum ne kadar çoksun. hani herkesin yalnız sandığı sen. aslında ne kadar çoksun.

Hadi dedi

Hadi dedi.
Hadi..
Anlamadan niye orada olduğunu
Henüz aynaya bile bakamamışkem
Saç telleri usulca dokunurken parmak uçlarıma
Hadi dedi.
" Niye su an burada seninleyim?" dedim
Bi çocuk kadar masum bi ifadeyle dinlemişti sorumu.
Çünkü bana aşıksın, dedi.
Güldüm, sadece güldüm.
Aylardır aynaya bakmıyordum...
Ya oradaysan? Ya aynaya baktığımda sen oradaysan?
Hadi, dedi.. 
Hadi.

Benzinlerce...

9/8 lik bir acı gibi geldi geçti bu.
9 gecemi 8 güneşe sığdırmaya çalıştım.
Özlemle dokundu parmaklarım senin dokunmadığın dudaklarıma
ve
kokusuz mendillerim gözyaşlarımı emdiler.
Senin vampir dişlerinin kanımı emdiği gibi.
O gece sabah olmadı,bir şaka gibiydi.
Ben gülmedim,sen gülmedin.
E neresi şakaydı o zaman bu işin?
Gece 2ydi ve ben diz çöker gibiydim.
Keşke bi kibrit çaksaydım ve o ev,o oda biz içindeyken alev alev yansaydı.
Benzinlerce.
ve cayır cayır.
Özlemle dokundu parmakların saçlarıma,
çok güzel bi yalanı oynamak üzere ayrıldık.
9/8 lik ve bilmem kaç perde olacaktı.
ama bu 9 geceye 8 güneş sığmıyor,
güzel dudaklarından yarım bi nota dök dizlerime.
iğne iplikle dikeceğim onu ben bu güneş doğmayan geceye.
Kestiğin kanatlarını hani..
diktiğim gibi.
yerine

O düşmesin diye hep tutucam onu kanatlarından,cehennemin dibinde de olsam...." #6

Resim
bu da senin : https://www.youtube.com/watch?v=b1bsO_EwAPY "Evet! Mahvettiğim hayatımın kırıkları içinde var olmaya çalışırken eriyorum. Benim kadar umursamaz biriyle karşılaştım bu rüyasal gerçekliğimde. Umursamazlığından daha fazla seven beni ya da... kendimi kandırdığım.... Varoluşsal acıma katıldığı 2.5 aydan beri her geceme mimiklerinin güzelliğini söndürdüm.Sokak sokak ve cadde cadde aradım onu.Hiç sokak sokak ve cadde cadde aranmış mıydı? Ya da hiç bu kadar ağlarken içine,biri sarılmış mıydı ona içinden?Öyle kimse görmeden... Siz şimdi sandınız ki bir ergenin klasik aşk sancıları bunlar... Ben daha önce aşık oldum. Aşkı,hoşlantıyı ve sevgiyi bilirim. O,benim güçlü yanlarımın zayıflığı içinde kaybolmuş asi bir ruh. Acılarından sarılmaya muhtaç ve inkarcı. İnkarcı ve mutsuz... Şah damarımda da uyusa,dünyanın öbür ucunda aklını eritse de şekerlere. Onu hep uzaktan saracağım. Kanatlarım ona bağlandı.Auram kenetlendi ve ben hiç bu kadar güçlü bir telepat olmamıştım. Umursamazlığı…

tüm notalar seninle ağlasın #5

Resim
bununla : https://www.youtube.com/watch?v=NbPsnWUe-y8

Koskoca bir fırtına çıkmıştı ezelde.
Ve sen çok takmıştın buna. Oysa ki üflesek geçerdi. Üfürüldüğümüz gibi dünyaya. O koskoca fırtınanın ardında,ben sana sosisli makarna yapmıştım ve sen saçlarını tarıyodun.
güzel bir gündü ölmek için. Üflemeye çok korkuyordu gözlerin.  Ve  kanadının yarısı olmadığı için uçamadığından yakınıyordun. Sen her şeyi nasıl yapması gerektiğini bilen bir ka-dın-dın. Ve karanlığının çekiciliğinin huzurunun sonsuzluğu? Siyah hiç böyle büyülü değildi eskiden.En sevdiğim renk olmasına rağmen.   Simsiyah bir gecede simsiyahların en güzeliyle simsiyah bir aşk yaşıyorduk hem de simsiyah bir ezelden beri.  Tüm şarkılarda dans ediyorduk ve ben gittikçe şairleşiyordum.  Sense acı çektikçe büyüyecektin.  Bense senin bana acı olarak verdiğin her duyguyu seviyorum.  Sana dokunduğumda bir anlık duraksama yaşamanı seviyorum.o elektrik çarpmasını.. Anlamaya çalışmanı.. Ve sonra kaçmanı.. Ben sana ait her zerreyi neden sev…

ağzım burnum kan içindeydi.. ve ben sana aşık oluyordum. #3

Resim
Hadi üz beni. Ağlat ve hançerle kalbimi. Ne fark ederdi ki ben senin en derinini gördükten sonra.? Öyle derin ki için,hiç bu kadar temiz nefes alamamıştım. Yaraların vardı,gördüm. Yaralarım vardı,gördün.. görmek istemedin. Sen gözlerini kaparken ben aşık oldum sana.. ve.. böyle parmağınla kalbimi sıkarken sen… kanıyordum evet.. ağzım burnum kan içindeydi.. ve ben sana aşık oluyordum. Sen beni bi hücreye kapatıyordun,sanki kalbimi infaz etmek istercesine… Ve ben karanlıktan çok korkardım sen bunu biliyodun.. üzerime kilitledin tüm güneşleri.. Ses yoktu,ışık yoktu.. bir şey ağlıyodu en derinimde… o sendin.. seni buldum ve hiç bırakmadım.. Hadi üz beni.. Ağlat ve hançerle kalbimi.. Sanki senin tek bi gülüşünle ben yeniden doğmuyormuşum gibi…